21.05.2009

Pancar...



Pancar A, B, C ve P vitaminleri ile potasyum, sodyum, magnezyum, fosfor, çinko, demir, kalsiyum, brom ve bakır minerallerini içeren alfabe gibi bir besindir.Yukarıda resimlerini gördüğünüz gibi çorbası,turşusu ve salatası vardır...köyde yapraklarından gözleme yaparlardı ve güzelde olurdu...

Bu faydalarının yanında bir Pancar aslan yürekli futbolcularının haklarını yemez,bir pancar uefa kupası ve Türkiye kupası finallerine boyunu göstermeye gidip ekstra masraf yaratmaz,bir pancar "bugün git,yarın gel" diye milleti uyutmaz,bir pancar tamamen gönüllülük esasıyla işletilen g.t kadar mağazıyı iflas ettirmez,bir pancar tek maça 5 ertes hafta 25 olacak şekilde saçma bilet politikası izlemez,bir pancar "acaba yarın bize ne rezillik yaşatacak"diye düşünmemize sebep olmaz,bir pancar derginin ilk sayısına koca göbekli resmini koyup kendinin "büyük pancar" diye reklamını yapmaz ve en önemlisi bir pancar ceketine kırmızı mendil takmaz...

8.05.2009

Haftasonu Futbol


9 Mayıs,Cumartesi;

19.00 Eskişehirspor-Antalyaspor

7.05.2009

Antremandaydık...

Malum ölüm-kalım maçımız olan antalya maçı öncesi takıma gaz vermek için antremandaydık bugün...meşaleler,torpiller falan özlemişiz hoş meşale yakmak yerine kıyıdan köşeden izlemekle yetindik ama kokusu yetti meretin...

Futboldan çok fazla anlayan bi adam olmasamda orta-gol ve cepheden şut çalışmalarında son vuruşların dağlara taşlara olması dikkatimi çekti...şanssızlıkmı desem kazmalıkmı desem bilemedim ama olay şanssızlıktan ibaretse Rıza hocama çözüm önerim;

Meşale...



Her zaman arkanda büyük taraftar
güveniyoruz size sonuna kadar
asaletin yeter saldır ES-ES'im
Antalyayı yenelim bu çile bitsin.

5.05.2009

Moda/Beyazın Zerafeti


Korku...






"Eskişehirspor taraftarının Pazar günü Ali Sami Yen Stadında yaptıkları gövde gösterisi üç büyükleri(!) endişeye düşürmüştür.

10 bin'e yakın Eskişehirli taraftarın,İstanbul seyircisini sindirmesi olayı üzerine görüşlerini açıklayan Beşiktaş,Fenerbahçe ve Galatasaray başkaları *İstanbul klüpleri için tehlike çanları çalıyor* demişler ve *İstanbul seyircilerinin birleşmeleri*tezini savunmuşlardır."

Necdet'imiz...


1943 Samsun doğumlu...1966 yılında sevdasını biricik armasını kalbine ebediyyen nakşedeceği Eskişehirspor'a gelir...Eğilerek ve kamburu çıkık vaziyette koştuğu için kendisine "Vosvos" lakabı takılır...3 numaralı formayı kapar ve Türk futboluna farklı bir defans anlayışını oluşturur Piç İlhan'la birlikte,pekçok gol bulur ikili...lakin bizler için önemli olan bu değil Necdet'imizin arma aşkı,amatör ruhudur...Necdet'imiz bağırsak kanseridir...ve bu durumu hocalarından gizler formasından ayrı kalmamak adına...fakat 21 Aralık 1968 tarihine gelindiğinde durumu dayanılmayacak haldedir...yöneticiler Necdet'imizi tedavi için İngiltere'ye gönderirler...gurbettede Necdet'imizin kalbi Eskişehirspor'la atmaktadır...11 Mart 1969 tarihinde arkadaşı İnan Vardar'a yazdığı yüreklerimizi parçalayan mektubu;

"Kardeşim İnan,
Mektubunu bugün aldım,çok sevindim.Ben iyi ve sıhhatliyim.Ameliyatım iyi geçti,durumum iyi.Mayıs'ın 10'unda Türkiye'ye geliyorum Allah nasip ederse...Kardeşim imtihanlarının arasında da bana yazdın ya yeter...İmtihanlarında başarılar dilerim...

Kardeşim,benim hayatımdan da çok sevdiğim Eskişehirspor'dur.Onun için canımı veririm.Ben hasta hasta kaç maç oynadım.Tek Eses iyi olsun diye...Ve ben sahada kalmak pahasınada oynadım.Bunuöğrendiklerine sevindim.Benim için ilk önce Eses gelir...Allahın izniyle şampiyon oluruz.

.
.
.
İşte böyle durum.Ah,tek isteğim bir an önce Türkiye'ye gelmek ve formamı giymek!"


14 Mayıs 1969'da dönüş yapar ama formasını giymek bir daha nasip olmaz.1 Kasım 1969'da memleketi Samsun'da vefat eder ve oraya defnedilir.Takım yıllarca her Karadeniz deplasmanında Necdet'imizi ziyaret eder.Necdet'imizin ismi antreman sahasına ve stadyum kapılarına verilerek ölümsüzleştirilir.

Kalbimizdesin Vosvos'umuz,canımızsın Necdet'imiz...